En yaygın ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş eti hastalıkları konusununda, hastalarımızın diş eti sağlığını geri kazanması için tedaviler sağlıyoruz.
Neler Yapıyoruz?
Dent Leon Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri; İzmir’deki 6 şubesiyle İmplant tedavisi, Ortodonti ve diğer tüm diş tedavilerini güncel yöntemler ve teknolojik donanımlarla sunmaktadır.
Diş eti sağlığı, genel ağız ve diş sağlığının temel taşlarından biridir. Diş eti hastalıkları, dünya genelinde en yaygın ağız sağlığı sorunları arasında yer alır ve erken teşhis edilmediğinde diş kaybına kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabilir. Dişlerinizi destekleyen dokuların sağlığını korumak, uzun vadeli oral sağlık için kritik öneme sahiptir.
Periodontoloji, diş etleri ve dişleri destekleyen diğer yapıların (periodonsiyum) hastalıklarının teşhisi, tedavisi ve önlenmesi ile ilgilenen diş hekimliğinin bir uzmanlık dalıdır. Periodonsiyum; diş eti (gingiva), alveoler kemik, sement ve periodontal ligament (diş bağı) gibi destek dokularını kapsar.
Periodontoloji uzmanları, diş eti hastalıklarının erken evrelerinden (gingivit) ileri evrelerine (periodontit) kadar geniş bir yelpazede tedavi sunar. Bu uzmanlar ayrıca dental implant uygulamaları, diş eti estetiği ve yumuşak doku cerrahileri konularında da deneyimlidir.
Periodontal sağlığın önemi:
Diş eti hastalığının başlangıç ve geri dönüşümlü aşamasıdır. Plak bakterilerinin neden olduğu diş eti iltihabı, erken müdahale ile tamamen iyileşebilir. Kızarıklık, şişlik ve fırçalama sırasında kanama en yaygın belirtileridir.
Diş fırçalama, diş ipi kullanımı veya yemek yeme sırasında diş etlerinden kanama, genellikle iltihap veya travmanın ilk belirtisidir. Spontan kanama ise daha ciddi periodontal sorunlara işaret edebilir.
Diş eti dokusunun geriye çekilmesi sonucu diş kökünün açığa çıkmasıdır. Agresif fırçalama, periodontal hastalık veya genetik faktörlerden kaynaklanabilir. Hassasiyet, estetik sorunlar ve çürük riski artışına yol açar.
Diş eti ağrısı, iltihap, enfeksiyon, travma veya sistemik hastalıkların belirtisi olabilir. Akut veya kronik karakterde olabilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler.
Diş etlerinin normalden daha büyük ve şiş görünmesidir. İltihap, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar (epilepsi ilaçları, kalsiyum kanal blokörleri) veya sistemik hastalıklar nedeniyle oluşabilir.
Gingivitin tedavi edilmeden ilerlemesi sonucu gelişen, geri dönüşümsüz bir durumdur. Kemik ve bağ dokusu hasarı, diş sallantısı ve nihayetinde
Diş eti dokusunda biriken irin birikimi sonucu oluşan akut enfeksiyondur. Derin periodontal cepte bakterilerin çoğalması veya yabancı cisim (balık kılçığı, mısır kabuğu) nedeniyle gelişebilir.
Sağlıklı diş eti pembe renktedir. Renk değişimi (kırmızı, mor, kahverengi veya siyah lekeler) iltihap, sigara, sistemik hastalıklar veya genetik melanin pigmentasyonundan kaynaklanabilir.
Hamilelik döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak gelişen diş eti iltihabıdır. İkinci trimesterda (4-6. ay) en şiddetli hale gelir. Hamile kadınların %60-75’inde görülür.
Diş eti dokusunun hızlı ölümü (nekroz) ile seyreden akut ve ağrılı bir enfeksiyondur. Stres, yetersiz beslenme, sigara, bağışıklık baskılanması gibi faktörler tetikler. Acil müdahale gerektirir.
Dental plak, dişlerin yüzeyinde biriken yapışkan, renksiz bir bakteriyel filmdir. Plak düzenli olarak temizlenmezse sertleşerek diş taşına (tartar) dönüşür. Diş taşı, diş fırçası ile çıkarılamaz ve profesyonel temizlik gerektirir.
Plak bakterileri toksinler üretir ve bu toksinler diş etinde iltihaplanmaya neden olur. Zaman içinde bu kronik iltihap, periodontal liflerin ve kemiğin tahribatına yol açar.
1. Yetersiz Ağız Hijyeni
2. Sigara ve Tütün Kullanımı
3. Sistemik Hastalıklar
4. Hormonal Değişiklikler
5. İlaç Kullanımı
6. Genetik Faktörler
7. Stres
8. Yetersiz Beslenme
9. Diş Dizilimi ve Protetik Faktörler
Dent Leon Diş Klinikleri olarak, İzmir’de 6 farklı şubemizle kapsamlı periodontal tedavi hizmetleri sunmaktayız. Kliniğimizde, diş eti sağlığınızı korumak ve restore etmek için modern ekipman ve güncel tedavi protokolleri kullanılmaktadır.
Tedavi hizmetlerimiz:
Diş eti tedavilerimiz, hastalarımızın bireysel ihtiyaçlarına göre planlanmakta ve diş hekimlerimiz tarafından titizlikle uygulanmaktadır. Tedavi sürecinde hasta konforu ve başarılı sonuçlar önceliğimizdir.
Diş eti sağlığınızla ilgili endişeleriniz için randevu oluşturabilir veya 6 şubemizden size en yakın olanı ziyaret edebilirsiniz. Düzenli kontroller ve erken müdahale, diş eti hastalıklarının önlenmesinde en etkili yaklaşımdır.
Tedavi edilmeyen diş eti hastalığı, kronik iltihaplanma ve kemik kaybına yol açar. İlerlemiş vakalarda dişlerin sallanması ve sonunda diş kaybı meydana gelir. Ayrıca, periodontal hastalık kalp-damar hastalıkları, diyabet komplikasyonları, solunum yolu enfeksiyonları ve hamilelik sorunları gibi sistemik sağlık problemleriyle de ilişkilendirilmiştir. Erken teşhis ve tedavi, bu komplikasyonların önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Tedavi süresi, hastalığın şiddeti ve yaygınlığına göre değişir. Hafif gingivit için 1-2 seans profesyonel temizlik yeterli olabilir. Orta şiddette periodontit için 2-4 seans scaling ve kök düzleştirmesi gerekebilir. İleri vakalarda, cerrahi işlemler (flap ameliyatı, greftler) ekstra seanslar gerektirir. Aktif tedavi sonrası, düzenli kontrol ve destekleyici periodontal tedavi (3-6 ayda bir) yaşam boyu devam eder. Tedavi planınız, ilk muayene sonrası size detaylı olarak açıklanacaktır.
Periodontal hastalığa neden olan bazı bakteriler, tükürük teması yoluyla kişiden kişiye geçebilir (öpüşme, ortak çatal-kaşık kullanımı). Ancak hastalığın gelişmesi için sadece bakteri yeterli değildir; kişinin bağışıklık sistemi, genetik yatkınlığı, ağız hijyeni ve diğer risk faktörleri de rol oynar. Aile içinde periodontal hastalık yaygınsa, diğer üyelerin de rutin kontrol yaptırması önerilir. İyi ağız hijyeni ve düzenli diş hekimi ziyaretleri, bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır.
Tedavi süresi, hastalığın şiddeti ve yaygınlığına göre değişir. Hafif gingivit için 1-2 seans profesyonel temizlik yeterli olabilir. Orta şiddette periodontit için 2-4 seans scaling ve kök düzleştirmesi gerekebilir. İleri vakalarda, cerrahi işlemler (flap ameliyatı, greftler) ekstra seanslar gerektirir. Aktif tedavi sonrası, düzenli kontrol ve destekleyici periodontal tedavi (3-6 ayda bir) yaşam boyu devam eder. Tedavi planınız, ilk muayene sonrası size detaylı olarak açıklanacaktır.
Tedavi sonrası ilk 24 saat yumuşak diyet tercih edin, sıcak ve sert yiyeceklerden kaçının. İlk gün güçlü çalkalama yapmayın. Reçete edilen ağrı kesici ve antibiyotikleri düzenli kullanın. Yumuşak başlı diş fırçası ile nazikçe fırçalayın. Sigara ve alkolden kaçının (en az 48-72 saat). Soğuk kompres (ilk 24 saat) şişliği azaltır. Önerilen ağız gargarasını (genellikle klorheksidin) kullanın. İlk 3-4 gün ağır egzersiz yapmayın. Düzenli kontrol randevularınıza mutlaka gelin. Kanama, şiddetli ağrı veya şişlik artışı gibi anormal durumları hemen bildirin.
Diyabet ve diş eti hastalığı arasında çift yönlü ilişki vardır: Kontrolsüz şeker periodontal hastalık riskini artırır, periodontal iltihap da kan şekeri kontrolünü zorlaştırır. Diyabetik hastalarda tedavi öncesi HbA1c kontrolü yapılır (idealinde <7 olmalı). Tedavi sonrası iyileşme daha yavaş olabilir, enfeksiyon riski daha yüksektir. Bu nedenle antibiyotik proflaksisi daha sık uygulanır. Diyabet kontrolü için endokrinolog ile koordinasyon önemlidir. Daha sık periodontal kontrol (3 ayda bir) gerekir. İyi periodontal sağlık, kan şekeri kontrolünü iyileştirebilir ve diyabet komplikasyonlarını azaltabilir.
Hamilelik döneminde rutin diş temizliği ve nonsüratik tedaviler güvenle yapılabilir. İkinci trimester (4-6. aylar) tedaviler için en ideal dönemdir. Gingivit hamilelikte sık görülür (gebelik gingiviti) ve tedavi edilmezse hem anne hem bebek sağlığı için risk oluşturabilir. Cerrahi işlemler mümkünse doğum sonrasına ertelenir. X-ray çekimi gerekiyorsa koruyucu önkülk kullanılır. Lokal anestezikler (lidokain) güvenlidir. Hamilelik öncesi veya hamileliğin ilk aylarında yapılacak periodontal değerlendirme, gebelik süresince oluşabilecek sorunların önlenmesine yardımcı olur.